Bu bir başlangıç ve çok ihtimam gösterilmesi gereken bir durum.
Başlangıç varlık için sonuçları da içinde barındıran an'lar toplamı adeta. Her başlangıç, her teşebbüs bir sonuç mesabesinde. Oysa bizler sonucu elde etmeye hevesliler olarak dört nala ona doğru ulaşmak üzere koşuyoruz.
Başlamaktır, adım atmaktır, niyet etmektir aslolan biz varlıklar nezdinde. Ortaya gereken cehdi, sevgiyi, bilgiyi koymak, ahlaktan ödün vermeden, eüzü-besmele çekerek başlamaktır her işe, oluşa, fiile...Eüzü-besmele yani "taşlanası şeytandan rahim ve rahman olan Allah'a sığınmak" mühim bir düsturdur zira elimizden gelen ortaya konmuş gerisi Kader Mekanizması'nın çoklu bağlantılarla tanzim ve tensip ettiği dizilişlere emanet edilmiştir.
Başlangıcın kendi orijinal sonucuyla nihayetlenmesi bir taleptir, özlemdir, bekleyiştir, boyun eğiştir lakin bu haletin yarattığı sükunet, tevazu, tevekkül kelime manalarının görünenindeki pasiflikten ziyade dinamik bir hali ifade etmektedir. Pasiflik barındırmaz içinde, itiştirip çekiştirmeyi de. Kıvamlı, usulü, edebi olan bir harekettir.
"Sonu aradığınıza göre başlangıcın perdesini açtınız mı? Son orada olacak. Mesut o kimsedir ki başlangıçta duracak ve sonu bilecek ve ölümü tatmayacak” ahenkten bir parça olan, ahenk olan Hz. İsa'nın dediği gibi başlangıcın ne kadar başında ve farkındayız ki sonun peşinde koşmaktayız...
Başlangıçla sonu "bir" etmek isteyenlere, bunun için ahit etmişlere ve ahdinin henüz farkında olmayanlara sevgiyle, hürmetle...
"Ahenkli bir nizam olan kâinat."
No comments:
Post a Comment